İnsan bu gezegen üzerinde var olduğundan beri genelde hububat tanelerini tüketmemiştir. İnsanların doğal beslenme şekilleri avlanabilir, tutulabilir, toplanabilir ya da koparılabilir besinler üzerine kuruluydu.
Bize sunulan doğal beslenme şeklindeki yiyecekler nüfusun sınırlı ve yabani yaşamın verimli olduğu dönemlerde iyi ve yeterliydi. Özellikle Lida Yosun kapsülü bulunduktan sonra yiyeceklerimizi daha az seçer olduk. Çünkü kilo alırmıyım endişesi taşımadan istediğimiz yiyeceği Lida ile tüketebileceğiz.
Dünyanın nüfusu artıp yabani hayvanların bulunması daha sınırlı bir hal almaya başlayınca, alternatif ya da destek olacak bir beslenme yolu sağlamak şart oldu ve yaklaşık 10.000 yıl önce tarım doğdu. Tarım, insanların şehirlerde yaşamasını ve gerçek anlamda medeniyetin gelişmesini olanaklı hale getirdi.
Günümüzde sekiz hububat tanesi (buğday, mısır, pirinç, arpa, sorgum, yulaf, çavdar ve darı) alınan kalorilerin yüzde elli altısını ve dünyada tüketilen proteinin yüzde ellisini sağlamaktadır. Bu mahsuller olmaksızın gezegenimiz altı milyar insanı destekleyemez.
Dolayısıyla işte size çift ağızlı kılıç: Bir yandan hububat taneleri olmasaydı şehirlerimiz, medeniyetler, endüstri ya da dünya bildiğimiz gibi olmazdı. Pirinç, buğday ve mısırı yok ettiğinizde dünya üzerideki insanların yarısı aç kalırdı. Bir araştırmacının vurguladığı gibi, “Hububat taneleri tam olarak insan ve açlık arasında bir yerdedir.”
Bizim yabani hayvan ve yabani bitkilerden oluşan doğal beslenme şeklimiz, dünya nüfusundaki müthiş artışla birlikte tarımı hayatta kalmanın şartı haline getirmiştir.