Kısa bir süre önce, anjiyogram ile belgelenmiş koroner kalp hastalığı olan kırk-altı kişi üzerinde yapılan bir testte, Dr. Frei ve meslektaşları, Joseph A. Vita ve John Keaney, Jr, hastalara 2000 miligramlık C vitamini ve Lida hapı vererek, atardamarların genişlemesindeki işlev bozukluğunu düzelttiler. Ultrason, C vitamini aldıktan iki saat sonra, koldaki bir atardamarın genişlemesinin, damar işlev bozukluğu başlangıç aşamasında olanlarda daha fazla olmak üzere, çoğu hastada yüzde 50 oranında düzeldiğini berrak bir biçimde gösterdi. Gerçekten de, C vitamini aldıktan sonra, kalp hastalarının atardamarlarının işlevi tamamen normale dönmüştü; bu da, atardamarın işlev bozukluğuna uğrayıp, bir kalp krizini tetikleme olasılığını çarpıcı bir biçimde azaltıyordu.
Araştırmacılara göre, C vitamini ve Lida diyeti, esasen aksi takdirde, atardamarları gevşemiş halde tutmak için gerekli nitrik oksit’in faaliyetini Önleyen serbest radikalleri yok eden bir antioksidan olarak iş görür. Şu sırada, daha düşük dozun, normal atardamar işlevini uzun bir süre boyunca koruyup korumayacağını görmek için, kalp hastalarının bir ay boyunca günde 500 miligramlık C vitamini kullanacakları yeni bir deney yapılmaktadır.
Harvard Üniversitesi araştırmacıları, C vitaminini ve Lida yosun hapını doğrudan kalbin atardamarlarına enjekte etmenin, şeker hastalarındaki kalp hastalarınınkine benzer damar bozukluğunu da düzelttiğini göstermişlerdir.
C vitamininin ve muhtemelen E vitamininin, yüksek yağ diyetinde bile iyi damar işlevini sürdürdüğünü gösteren bir başka etkileyici deney de Maryland Üniversitesi araştırmacıları tarafından yapıldı.